Buna provokasyon değil yurtseverlik deniyor

Buna provokasyon değil yurtseverlik deniyor

Çarşamba Ovası Yeşilırmak’ın Karadeniz'le buluştuğu önemli bir delta. Çarşamba Ovası bölge için su demek, tarım demek, yaşam demek. Çarşamba Ovası sadece o bölgede yaşayan insanların değil yüzlerce canlı türünün yaşam kaynağı aynı zamanda. 

Çarşamba Ovası’nda Oltan ve Köleoğlu Enerji tarafından 2018 yılında başlatılan biyokütle enerji santrali inşaatı, yöre halkı, meslek odaları ve çevre örgütlerinin yoğun itirazlarına rağmen 2020 yılı içerisinde faaliyete geçirildi. Tarım dışı her tür faaliyetlerin yasaklandığı bir bölgede arkasına AKP iktidarı ve yerel yönetimlerin desteğini alarak gerçekleşti tüm bu süreç. Santralin kurulum sürecinde tüm yargı kararlarının etrafından dolanıldı, hukuk fiilen yok sayıldı. Üstüne bir de santral yüksek alım garantileri ile faaliyetine başlamış oldu. 

Ekmeğine sahip çıkan Çarşamba halkı ve Çarşamba Ovası’na sahip çıkan Samsunlu yurtseverler başından bu yana Çarşamba Ovası’nda bu santralin kurulmasına karşı tepkilerini her platformda ifade ediyorlar. Geçtiğimiz Cuma günü de santralin faaliyetlerini protesto amacı ile Çarşamba’da bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Bu basın açıklamasına da gerek yörede yaşayan halk gerekse Samsunlu yurtseverler yoğun olarak katıldılar. Türkiye Komünist Partisi de Çarşamba Ovası’na sahip çıkmak ve Çarşambalı emekçilerin ekmeği için yürüttüğü mücadeleyle dayanışmak amacı ile bu basın açıklamasına üyeleri ile destek sundu. 

Halkın bu protestosu sonrasında Oltan ve Köleoğlu Enerji şirketi alel acele hazırladığı bir video ile TKP'nin yöre halkına verdiği desteğin altını özellikle çizerek santrale karşı çıkanları provokatörlükle suçlamaya kalktı.Yetmedi santrale karşı çıkanları Çarşamba’nın refahı ve Çarşambalıların ekmeği ile oynamakla itham etti. Oltan ve Köleoğlu Enerji şirketinin patronlarının yanıldığı bir nokta var. Belki o şirket ve patronlarının tüm dünyası ve derdi kasalarını dolduran paralar olabilir. Ama Çarşamba halkı için önemli ve değerli olan doğup büyüdüğü, ekmeğini ve hayatını kazandığı Çarşamba Ovası’dır. 

Bize yani Türkiye Komünist Partisi’ne gelince. TKP emekçi halkın çıkarlarını savunmaktadır. O yüzden her tür sömürü, yağma ve talana karşı çıkmaktadır. Sadece karşı çıkmakla da kalmamakta nerede sömürü, yağma ve talan görüyorsa orada halkı uyarmakta, bir araya getirmekte ve tüm bu olumsuzluklar karşısında mücadeleyi örgütlemektedir. 

Çarşamba halkı ve Samsunlu yurtseverler ovalarına sahip çıkacaklardır. TKP de onlarla birlikte ekmeği ve toprağı, yani memleketi Çarşamba’da da savunacaktır. 

Buna provokasyon değil memleketine ve ekmeğine sahip çıkmak deniyor.

Kâr için, patronlar kasasını doldursun diye, halkın tüm tepkileri hiçe sayılarak bu santralin kurulması ve faaliyete başlaması ise, işte bu açıkça hukuksuzluktur. Çarşamba Ovası’nın yağması, doğasının talanıdır.

Türkiye Komünist Partisi