Küba Komünist Partisi'nden mesaj

Küba Komünist Partisi'nden mesaj

Dostlarımıza, Türkiyeli komünistlere, mücadeleleri ve azimlerinde yanlarında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Partimizin, Küba Devrimi’nin tarihsel liderini, onun sarsılmaz iyimserliğini ve zafere olan inancını örnek alarak, ortak kimliğe, dayanışma ve işbirliğine dayalı tarihsel bağlarımızı güçlendirerek sürdürmek doğrultusundaki iradesini yineliyoruz.

Küba Komünist Partisi, yolladığı bir mektupla 2018 Konferansımıza başarı dileklerini iletmiş ve Türkiyeli komünistlerin mücadele ve azimlerinde yanlarında olduklarını vurgulamıştır.

"Partimizin, Küba Devrimi’nin tarihsel liderini, onun sarsılmaz iyimserliğini ve zafere olan inancını örnek alarak, ortak kimliğe, dayanışma ve işbirliğine dayalı tarihsel bağlarımızı güçlendirerek sürdürmek doğrultusundaki iradesini yineliyoruz" ifadesinin yer aldığı mesaj 15 Eylül 2018'de yapılan konferans oturumunda delegelerle paylaşılmıştır.

Uluslararası İlişkiler Departman Şefi  José Ramón Balaguer Cabrera tarafından kaleme alınan mektubun tam metni aşağıdadir:  

Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi

Havana, 7 Eylül 2018

Kemal Okuyan

Türkiye Komünist Partisi

Genel Sekreteri

 

Değerli yoldaş,

Küba Komünist Partisi adına içten selamlarımızı ve Konferansınız için başarı dileklerimizi iletiyoruz. Neoliberal kapitalizme karşı işçi sınıfının karşılaştığı güçlüklerin bilimsel ve objektif analizini sağlayan Marksizm-Leninizmin kılavuzluğunda, hedeflerinizin zafere ulaşacağına inancımızla sizleri selamlıyoruz.

Partimiz bugün, dünyada emperyalizmin stratejilerinden halklarımızı kurtarmak için, ideolojik birlik ve netliğin her zamankinden daha fazla gerekli olduğu düşüncesindedir.

Küba, geçmişte tüm halkımız için adaleti sağlamış olan devrimcilerin bugün ülkemizin kaderini belirlerken ön saflarda yer almadığı yeni bir dönemden geçiyor. Bu vesileyle, yeni kuşakların Marti ve Fidel’in bağımsızlık ve toplumsal adalet fikirlerine bağlılıklarını vurgulamak isteriz. Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri Raul Castro’nun sözlerinde belirttiği gibi: “...Bir kez daha altını çiziyorum, ne siyasi ve toplumsal sistemimizde Sosyalizmin değiştirilemez karakterini, ne de halkın ve devletin örgütlü öncüsü ve en üst yönetici gücü olan Küba Komünist Partisi’nin liderliğini değiştirmemiz söz konusu değildir.” Bu cümle, tam da şu anda Kübalıların tartışmakta olduğu yeni anayasaya açıkça yansımaktadır.

Neredeyse 60 yıldır Küba Devrimi’ne boyun eğdirme stratejik hedefinden vazgeçilmemiştir. Aksine, Adaya karşı yapılan eylemler Donald Trump’un iktidara gelişinden beri artarak sürmüştür.

ABD’nin ne pahasına olursa olsun mutlak egemenliğini korumaya çalıştığı, haksız ve dışlayıcı bir uluslararası düzende yaşıyoruz. Bu amaçla ABD yeni savaşlar kışkırtmakta, nükleer felaket tehlikesini tırmandırmakta, kurallarına boyun eğmeyen kim olursa ona karşı ayrımcılıkla uyguladığı tek taraflı yaptırımlarını, güç kullanımını ve tehditlerini şiddetlendirmekte, silahlanma yarışını empoze etmekte, yerkürenin ötesini ve siber alanı militarize etmekte, uluslararası güvenlik ve barışa karşı gittikçe artan bir tehdit teşkil etmektedir.

Dostlarımıza, Türkiyeli komünistlere, mücadeleleri ve azimlerinde yanlarında olduğumuzu ifade ediyoruz.

Partimizin, Küba Devrimi’nin tarihsel liderini, onun sarsılmaz iyimserliğini ve zafere olan inancını örnek alarak, ortak kimliğe, dayanışma ve işbirliğine dayalı tarihsel bağlarımızı güçlendirerek sürdürmek doğrultusundaki iradesini yineliyoruz.

Kardeşçe selamlarımızla,

José R. Balaguer Cabrera  

Sekreterya Üyesi

Uluslararası İlişkiler Departman Şefi