Boyun Eğme'de bu hafta: Patronlarda oyun bitmez

Boyun Eğme'de bu hafta: Patronlarda oyun bitmez

Haftalık siyasi gazete Boyun Eğme’nin yeni sayısı 'Patronlarda oyun bitmez' manşetiyle yarın okurlarıyla buluşacak.

Haftalık siyasi gazete Boyun Eğme'nin 199. sayısı "Patronlarda oyun bitmez" manşetiyle yarın okurlarıyla buluşuyor.

Gazetenin ilk sayfasında yer alan değerlendirme yazısı şöyle:

OYUNA GELME ÖRGÜTLEN
PATRONLARDA OYUN BİTMEZ, BİRBİRLERİNİ DEĞİL BİZİ YİYORLAR

Kapitalizm rekabet düzenidir. Her yerde rekabeti teşvik eder. Patronlar rakiplerinden daha çok kazanmak için çabalar. Uluslar arasında da rekabet esastır.
Kendileri rekabeti sevdikleri gibi, işçilerin de aralarında rekabet etmesini isterler.
Birbirinin gözünü oymak patronlar için bir ata sporudur. İşçilerinin de patronlarla uğraşmayı bırakıp birbirleriyle uğraşmalarını isterler.
Patronların rekabetinden yine patronlar kazanır.
İşçilerin rekabetindense… Patronlar kazanır.
Bir de bu rekabet göz boyamak için de çok yararlıdır.
“İyi polis, kötü polis” hikayesini hepimiz biliyoruz.
Düzen siyasetinde de aynı oyun oynanır.
En kötüsü de, işçilerin, emekçi halkın bu oyundan yarar beklemesidir.

DÜZEN PARTİLERİNE UMUT BAĞLAMA

Bir dönemin popüler sloganı “yesinler birbirlerini” düzen siyaseti içindeki hesaplaşmalarda taraf olmamayı ima ettiği için kulağa hoş geliyordu. Öte yandan “biz karışmayalım, birbirlerini yesinler” gibi bir yaklaşımla geniş halk kesimlerinin oynanan oyundan sonuç beklemesi anlamına da geliyordu.
Bugün de aynı tehlike var: Kimse Davutoğlucu değil ama herkes Davutoğlu’nun Erdoğan’a atacağı golleri bekliyor.
Öyle ki, Davutoğlu’na “dur bakalım” denilmesini, “sen de oradaydın” denilmesini bir taktik hata olarak görenler bile var.
Türkiye Komünist Partisi iki şey söylüyor: Birincisi, örgütlenmemiz, örgütlü olmamız, kendi örgütlü gücümüze dayanmamız lazım. Emekçileri tribünden sahaya indirecek yegane yol budur.
İkincisi, patron sınıfından mutlak olarak ayrışmalıyız. 
İmamoğlu bizim kurtarıcımız olamaz. Yeterince laik olmadığı, tarikatlarla oynaştığı, gericiliğe ödün verdiği için değil. Tüm bunlardan önce bir patron olduğu için. Bir inşaat zengini olduğu için.
Davutoğlu ya da Babacan ya da Abdullah Gül. AKP’den kurtulmak için göz yumulacak isimler değil. Kendileri de AKP’den geldikleri, daha düne kadar Erdoğan’ın yanında olmuş, suç ortağı olmuş isimler oldukları için değil. 
TÜSİAD’ın, Avrupalı emperyalistlerin, Amerikan sermayesinin yeni bayraktarları oldukları için.

KENDİ SAFINDA ÖRGÜTLEN

Tarafımızı belirleyeceğiz. Ve doğru tarafta yer alacağız. 
Çok küçük bir haksızlığı gidermek, işyerinde ya da okulda yaşadığımız bir sorunla baş etmek için de, ülkedeki gidişatı toptan değiştirecek bir hamleyi hem beraber yapmak için de aynı formül geçerli: Örgütleneceğiz ve bunu patronlarla değil emekçilerle yapacağız.

GAZETEDE YER ALAN DİĞER BAŞLIKLAR

Hafta boyunca meydanlarda, caddelerde, duraklarda, Nâzım Hikmet Kültür Merkezlerinde ve TKP bürolarında okurlarına ulaşacak olan Boyun Eğme gazetesinde yer alan bazı konu ve başlıklar şöyle:

  • Örgütlü halk kendi işini kendi görür
  • Veliler ve öğretmenler, Doğa Koleji'nde omuz omuza hak arıyorlar
  • Okan Üniversitesi akademisyenleri sömürüyü anlattı
  • Özgür Boza: Hayaller Köy Enstitüleri, gerçekler Banker Kastelli