Boyun Eğme'de bu hafta: Gençliği öldürüyorsunuz

Boyun Eğme'de bu hafta: Gençliği öldürüyorsunuz

Ülkemizin geleceğinin nasıl karartıldığını en çok genç insanlara bakarak görebiliyoruz. Gençlerin yaşadığı geleceksizlik duygusu aslında ülkenin durumuna ilişkin bir gösterge.

Haftalık siyasi dergi Boyun Eğme'nin 180. sayısı "Gençliği öldürüyorsunuz" manşetiyle çıktı. 

Gazetenin manşetinde yer alan değerlendirmede şöyle deniliyor:

GENÇLİĞİ ÖLDÜRÜYORSUNUZ

Ülkemizin geleceğinin nasıl karartıldığını en çok genç insanlara bakarak görebiliyoruz. Gençlerin yaşadığı geleceksizlik duygusu aslında ülkenin durumuna ilişkin bir gösterge.

Üniversite bitirmiş işsizler, kazanamadığı sınav sonrasında intihar edenler, hiçbir iş güvenliği önlemi alınmamış bir inşaatta çalışırken ölen atanamamış öğretmenler, baskı, zorbalık, taciz ve tecavüzle erken yaşlarda tanıştırılan gençler...

Bu düzen gençliği öldürüyor.

Gericilik gençliği öldürüyor. 

Paranın saltanatı altında gençlik var olma savaşı veriyor.

GENÇ İNTİHARLAR KATLİAM BOYUTLARINA VARDI

Tüm dünyada gençlerde intihar oranları artıyor. Türkiye için de bu artış geçerli. İntihar bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor.

Verilere göre 2018 yılında 15 yaş altı 69 çocuk, 15-19 yaş grubundan da 304 genç yaşamına son verdi. Son 10 yılın verileri incelendiğinde 15 yaş altı 918 çocuk intihar etti. Ki 15 yaş altı çocuklarda intihar pek beklenen bir durum sayılmıyor. Son 10 yılda 15-19 yaş aralığında intihar edenlerin sayısı ise 3 bin 523 oldu.

SINAVINIZ BATSIN

Yıllar önce, yüzbinlerce kişinin katıldığı bir merkezi sınavda, cemaat sonuçları çaldı. Buna göz yumanlar, sorumlu kişilerin istifa ettirilmesi talebini bile reddettiler. 

Yıllar sonra “kandırıldık” demekten de gocunmadılar.

Eğitim sisteminin sorunları ise artık soru hırsızlığı, şifre skandalı gibi şeylerin çok ötesine geçmiş durumda. Gerici, piyasacı iktidar eğitemediklerini, kafasını hurafelerle doldurmak için türlü taklalar atıp bilimden uzak tuttuklarını, geleceksizliğin ortasına bırakıyor.

Okul ve intihar kelimelerinin bu kadar yan yana durdukları bir başka ülke, bir başka dönem olmuş mudur acaba?