TKP'den 'Yeni Çeşme' projesine tepki: Yarımadamız yağma Hasan’ın böreği mi?

TKP'den 'Yeni Çeşme' projesine tepki: Yarımadamız yağma Hasan’ın böreği mi?

TKP İzmir Yarımada Örgütleri, Çeşme ve Urla'daki acele kamulaştırmayla ilgili açıklama yaparak, bölgeye zenginlerin yerleştirileceğini, doğanın yağmalanacağını söyledi. 'Yarımada halkındır, talana karşı sahipsiz değildir' denilen açıklamada, yapılaşmaya açılan alanın doğal sit alanı olduğu hatırlatıldı.

İzmir'in Çeşme ve Urla ilçelerindeki Alaçatı ve Zeytinelli mahallerinde bulunan "Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi" kapsamındaki taşınmazların acele kamulaştırılması kararına tepkiler büyüyor.

Bölgede Suudi Arabistan merkezli Albassam Group’un arazilerinin bulunduğu ve "Yeni Çeşme" adıyla proje çizdiği iddia edilmişti. Projede, havalimanı, marinalar, oteller ve AVM projeleri ile birlikte çok sayıda lüks konut inşaatları yer almıştı. 

TKP İzmir Yarımada Örgütleri, konuya ilişkin "Yarımadamız yağma Hasan’ın böreği mi?" başlıklı bir açıklama yayımlayarak, Yarımada'nın sahipsiz olmadığını duyurdu.

Açıklamanın tamamı şöyle:

'YARIMADA HALKINDIR'

Yarımadamız yağma Hasan’ın böreği mi?

Hayır. Yarımada halkındır, talana karşı sahipsiz değildir.

Karaburun yarımadası, Çeşme yarımadası, Seferihisar ve Urla, aynı iklim ve doğaya sahip, neredeyse tek bir bölgedir.   

Yarımada, Yarımadamız.                         

Kimilerine göre çalı çırpıdır bitki örtüsü. Ama bilmezler o çalı çırpının adı makidir. 

O makiler ki, arıların evidir. O makiler ki eşi bulunmaz bitkilerin komşusudur.

 

Hukuk kurallarına, bilimsel gerçeklere kulak tıkanılmayan dönemde, yarımadamızın doğasını koruyabilmek için önemli alanlar “Doğal Sit Alanı” olarak ilan edilmiş idi.

Bugün Yarımada'nın toprağı, üzerinde yaşayan canlıları ve kültürleri, denizi, rüzgârı kapitalizmin doymak bilmeyen aç gözlülüğünün saldırısı altındadır.

2017 yılında AKP iktidarı yarımadamızı da talana dahil etmek için, “Doğal Sit Alanları”nın önemli bir kısmını, “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak değiştirdi. Yani yapılaşmaya açtı.

2019 yılında, yapılaşmaya açmadığı ya da açamadığı doğal ve arkeolojik sit alanlarının bir bölümünü ise “Turizm Koruma ve Gelişme” alanı ilan etti. Hem de doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlayarak...

Kimimiz başına geleceklerden habersiz, komşusunun arazisinin imar rantına imrenip bu kararlara ses çıkarmadı kendi arazisinin de imara açılmasını bekledi.

Kimimiz RES'lerin albenisine kandı, yarımadamıza vereceği zararların ayırdına varamadı.

 

Atılan adımların gelişme sağlayacağı, halka yararlar getireceği düşünüldü.

Lâkin karşımızda talancılar ve yalancılar var. RES'lerle yaşantımıza sokulan "acele kamulaştırmalar", yarımadamızda talanın önünü açmaya devam ediyor.

Dünden çıkaracağımız ders, talancılara karşı örgütlenmemiz ve mücadele etmemiz gerektiğidir.

AKP KİMİN MALINI KİME SATIYOR!

24 Ocak 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Urla’da 333, Çeşme 178 parsel aceleyle kamulaştırıldı. Hem de o kadar aceleleri varmış ki, toprak sahiplerinin tapularına 06 Ocak 2020 günü kamulaştırma şerhlerini koymuşlar.

“Biz başlayalım nasılsa kervan yolda düzülür” dünya görüşleri zaten..

Evet kardeşler işte böyle.

Siz bekliyorsunuz ki, yarımadamıza ait anasonu ekelim nefes almak için para kazanalım.

Onlar diyor ki, “OLMAZZ!”

Siz bekliyorsunuz ki, ürünümüz değerini bulsun. Onlar diyor ki, "Sen üretme".

Çılgın projelerle, master yağma planlarıyla tarihi, kültürel ve yaşam alanlarımıza saldırıyı kabul etmiyoruz!

Siz bekliyorsunuz ki, buraları ata topraklarımız, buraları bizim. Onlar diyor ki “Buraları artık yüksek güvenlik gerektiren yerler, GİREMEZSİNİZ!”

Şimdi de bu yüksek güvenlik bölgesinden başlayarak Alaçatı’ya kadar uzanan bölgeye zenginleri yerleştirmeyi hedefliyorlar.

YANİ AKP, SENİN MALINI ÜÇ KURUŞA ALACAK, ZENGİNE SATACAK.

Kıyılar denizler halkındır! Sözde istihdam olanakları yaratılacak maskesiyle kentlerin yağmalanmasında yine kazanacak olanlar patronlardır.

Ülkemiz iki milyar dolar turizm geliri elde edecekmiş… İyi de halka ne düşecek?

Gelin kardeşler bu oyunu bozalım!

Örgütlenelim, sesimizi yükseltelim!