İzmir'i yakan patronların kâr hırsıdır

İzmir'i yakan patronların kâr hırsıdır

Türkiye Komünist Partisi bu doğa katliamının takipçisi olacak, bölgenin yeniden kazanılması için üstüne düşen sorumluluğu yerine getirecektir.

İki günden fazla süredir şehrimiz yanıyor. Yüzlerce hektarlık bir alan küle döndü, yüzlerce canlı hayatını kaybetti, koca bir şehrin ciğerleri hasar aldı. 

Yangının nedenlerine dair onlarca şüphe var. Aynı anda birden fazla noktada çıkması, yangın çıkan bölgelerin altın madeni, rüzgar enerjisi ve konut projeleri ile gündeme geliyor olması en büyük kuşku kaynakları. Karanlıkta kalan noktalar ortaya çıktıkça, gerçeği hep beraber göreceğiz. 

Öte yandan kesin olansa, yangının hâlâ söndürülememiş olmasıdır. 

Yerden ve havadan söndürme tekniklerinin bu kadar geliştiği çağımızda, her ne nedenle çıkmış olursa olsun, günlerdir söndürülemeyen yangının sorumluluğu siyasi iktidardadır. 

AKP iktidarınca, toplumun kaynakları yıllarca patronlara sunulmuş, toplum bu türden felaketler karşısında savunmasız hale getirilmiştir. Daha önceki yangın olaylarında da karşılaşıldığı üzere, söndürme faaliyetleri bile kiralama, ihale ve rant konusu haline gelmiştir. 

Yangının söndürülmesindeki acz, yangın söndürme faaliyetinin bile özelleştirilmesi, sermayenin kazanç kapısı haline getirilmesinin sonucudur.

Ek olarak, daha önce çıkan ya da çıkartılan hemen hemen her yangından sonra, ilgili bölgeler patronlara peşkeş çekilmiştir. Bu tabloda, yangınlardan hep patronlar kârlı çıkmıştır. 

İzmir'de günlerdir süren yangında da, tüm bunların izi vardır.

Özellikle de büyümekte olan yangına, havadan sınırlı müdahale yapılmıştır. Bu tür yangınlarda en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilen, "uçakla söndürme" ise hiç yapılmamıştır. 

Geldiğimiz noktada, bu acı tablodan AKP iktidarı ve patronların kâr hırsı birinci dereceden sorumludur. 

Tüm devlet kaynaklarını sermayenin ihtiyaçlarına veren zihniyet, ülkemizden silinmelidir. 

Memleketimizin kaynakları patronların kâr hırsı için değil, insanı ve doğayı merkeze alan bir şekilde kullanılmalıdır. 

Tüm hükümet ve belediye organları, bu alanların imara, yapılaşmaya ve diğer projelere açılmayacağının garantisini vermelidir. Bu alanların yeniden ağaçlandırılması için acilen bir program çıkartılmalıdır. İzmir'in dağları çeşit çeşit ağaçlarına, çiçeklerine kavuşturulmalı; doğal hayat yeniden tesis edilmelidir. 

Türkiye Komünist Partisi bu doğa katliamının takipçisi olacak, bölgenin yeniden kazanılması için üstüne düşen sorumluluğu yerine getirecektir.

TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ 
İzmir İl Örgütü