Asgari ücret: Azami mücadele

Asgari ücret: Azami mücadele

Öte yandan patronlara şunu söyleyeceğiz: Bu duruma bakıp köpeksiz köyde değneksiz gezeceğinizi zannetmeyin.

İşçi kardeşlerimize ise şöyle sesleneceğiz: Komisyonları, bakanlıkları, meclisleri, sarayları işçinin kararlı mücadelesi karşısında hükümsüzdür.

2019 yılı için belirlenen asgari ücret işçi sınıfının 2019 yılı hedefini tersinden belirlemiştir. 

2019’da tek çıkış yolumuz vardır: Azami mücadele!

2019 yılı için asgari ücret açıklandı. Brüt asgari ücret 2029,5 liradan 2558 liraya çıktı. Bu miktar çocuksuz bekar bir işçi için 2020 lira net ücrete denk düşüyor.

Asgari ücretin belirlendiği süreç de, rakamsal analizi de ülkemizdeki sömürü düzeni hakkında çok şey anlatmaktadır.

1. Türkiye’de asgari ücret zaten asgari ücret değildir. Devletin, denetleme ve yargı kurumlarının gözü önünde sürmekte olan kayıt dışı çalışmaya bir de AKP’li yıllarda yapılan mevzuat ve yasa düzenlemeleri eklenmiş, asgari ücretin altında ücretlerle ve kayıt dışı olarak işçi çalıştırmasına göz yumulan patronlar iyice şımartılmıştır. Asgari ücret konusu kamuoyunda gündem olurken işçi sınıfı temsilcilerinin hatırlatması ve gündemde tutması gereken bir çarpıklık buradadır.

2. Asgari ücret, iktidarın kontrolünde olan TÜİK gibi bir kurumun belirlediği geçinme endeksinin bile altında oluşmuştur. Asgari ücret, insanca yaşamanın değil geçinmenin bile olanaksız olduğu bir seviyede belirlenmiştir.

3. Asgari ücretteki artış yüzde 26 seviyesindedir. Geçtiğimiz aylarda market raflarındaki temel ihtiyaç ürünlerine bir kerede yapılan zamların oranı bile bunun çok üstündedir.

Sattıkları mallara bir nefeste yüzde 50 zam yapan patronların, yüzde 26 ücret artışından kazançlı çıktıkları açıktır.

4. Asgari ücretteki artış aynı zamanda genel ücret artışları için bir psikolojik sınır olarak görülmektedir. Büyük patronların asıl derdi de budur. Belirlenen asgari ücret seviyesi, hem düşük ücretli işçiye “aç kal” demekte, hem de daha yüksek ücret seviyelerinde çalışanlara “işler büyürken patron kazanacak, sizse gerileyeceksiniz” demektedir.

5. Asgari ücretin belirlendiği süreç “işçi ve patron taraflarının birlikte temsil edildiği” bir teknik komisyonun çalışması olarak sunulmuştur. Oysa, patronlarla işçilerin çıkarlarının karşı karşıya geldiği bir süreç hiçbir biçimde bir “teknik çalışma” değildir. Komisyonda yer alan Türk-İş’in “işçi tarafı”nı temsil ettiği, 2019 ücretinin açıklandığı toplantıda da tekrarlanan “tüm toplumun yararı” iddiaları, patronların ve onların emrindeki hükümetin bıkkınlık veren yalanlarından biridir. 

6. Geride bıraktığımız bir aylık dönem, asgari ücret tartışmaları üzerinden işçilerin gözünün korkutulduğu, patronların açıktan şantajla işçileri kölelik koşullarına alıştırmaya çalıştığı bir dönem olmuştur.

“Asgari ücret yüksek olursa, kayıtdışı çalışma artar” cümlesini sarfedenlerin yaptığı utanmazlıktır.

“Asgari ücret yüksek olursa, sermayedarlar fabrikalarını kapatıp başka ülkelere taşırlar” cümlesi, “hepimiz aynı gemideyiz” yalanının teşhirinden başka bir anlam taşımamaktadır.

Görünen odur ki, bir kez daha açıklanan sömürü endeksi fazla bir tartışma yaratmadan uygulamaya konulacaktır. Sendikaların asgari ücreti dişediş bir mücadele konusu yapacak ne gücü ne de niyeti vardır. Asgari ücret tesbitinde etkin olan devlet siyaseti katında işçi sınıfının hiçbir biçimde temsil edilmediği de açıktır.

Öte yandan patronlara şunu söyleyeceğiz: Bu duruma bakıp köpeksiz köyde değneksiz gezeceğinizi zannetmeyin.

İşçi kardeşlerimize ise şöyle sesleneceğiz: Komisyonları, bakanlıkları, meclisleri, sarayları işçinin kararlı mücadelesi karşısında hükümsüzdür.

2019 yılı için belirlenen asgari ücret işçi sınıfının 2019 yılı hedefini tersinden belirlemiştir. 

2019’da tek çıkış yolumuz vardır: Azami mücadele!

Türkiye Komünist Partisi 
Genel Merkez